İhanete Çilekeş Bakış


İhanete uğramayan biri var mıdır? Birlikte çalıştığı insanlar, arkadaşlar, eş, dost, konu komşu, çoluk çocuk...

Yok diyenler kendilerini kandıranlardır.

Peki ihanet karşısında ne yapmalı, nasıl bir tavır almalı, nasıl davranmalı?

İçimdeki çömez filozof hep tebessüm edip sabırlı davranmayı tercih etti. İnsanın tabiatını her daim göz önünde tutup, “her şey insanca, çok insanca” demeyi tercih etti. Sonunda ne kaybettim? Eğer iyi insansam ben, kötü bana gerçekten zarar verebilir mi? Kötüyü cezalandırmaya kalkmak beni iyilikten çıkarıp kötülük tarafına geçirmez mi? Ruhumu nasıl koruyabilirim?


Ünlü Roma imparatoru Marcus Aurelius, ölüm döşeğinde, hasta yatağında kötü bir haber alır. Eski arkadaşı, en çok güvendiği generali Avicius Cassius'un Suriye'de başkaldırdığını öğrenir. Hasta, hatta muhtemelen ölmüş olan imparatorun aciz durumunu fırsat bilip kendisini imparator ilan etmiştir Cassius.

En güvendiği generalinin bu ihaneti karşısında Marcus Aurelius sessiz kalır. Cassius'un kendisine gelmesini bekler fakat beklediği gerçekleşmez. O zaman ordusunu toplayıp gerekli eylemleri onlarla planlar. Kararlı ve sakin. Cassius'un ele geçirilmesini fakat öldürülmemesini ister. Arkadaşına inancını sürdürmeyi tercih eder, hor görmez, kızmaz. Ve adamlarına zaferin ödülü sizin olacaktır. İnsanoğluna her şeyin doğru çözülmesi için bir yol olduğunu göstereceksiniz, der.

Cassius'un planları, başkalarının planlarıyla bozulur. Hayat elbette bizim planladığımız gibi gerçekleşmez. Cassius'un başına gelen de bu olur. Mısır'da başka nedenlerle bir suikastçı tarafından öldürülür. Marcus Aurelius'un arkadaşını affetme planı da gerçekleşemez ne yazık ki.

Bu başkaldırıya katılan hiç bir senatörün de öldürülmesini istemez Aurelius.

Güvenini sarsacak veya ihanet edecek birileriyle karşılaşmasının kaçınılmaz olduğunu yazan Aurelius kötü bir insanın incitmemesini beklemeyi incir ağacının sütünü salgılamamasını, bebeğin ağlamamasını, köpeğin havlamamasını beklemekle eşleştirir. Kötü bir insan başka ne yapabilir kötülükten başka?


Kendi yaşamlarımız içinde naif (saf) davranmayıp bu ve benzeri durumlara hazırlıklı olmamız, başımıza geldiğinde yıkılmamamız, yaşamın genişliğini, planlarını göz önünden hiç çıkarmamamız, sabırla iyiliğe, doğruluğa, dürüstlüğe tutunmaya devam etmemiz anahtardır.

Güzel yaş almak için, Berthrand Russel diyor ki: İlgi alanlarınızı, parça parça egonuz yok olana dek, giderek engin ve gayri şahsi hale getirin, öyle ki yaşamınız evrensel yaşamla kaynaşsın.

Yaşam bir akarsuya benzer. Dar yatağıyla sınırlıdır önce, sabırla kayalar şelaleler üzerinden akar gider, sonra giderek genişler, kıyıları uzaklaşır ve sakin akmaya başlar ta ki denize ulaşıp orada kaybolana dek.

Sonsuzlukla kaynaşan uğraşım müziğimdir benim. Doğa aşkım.iç bahçem, sevgiyle, iyiliğe, güzelliğe olan bağlılığımdır. Bunları düşünüp yatağımızı genişletelim derim. Kendi nehir yataklarımızı, sakin, kararlı akabilmek için denize varmadan, sonsuzluğa ulaşmadan kurutmayalım derim. .


Featured Posts
Recent Posts