Müzik Nereye

Kısa bir süre önce, müzik yapım şirketimin fiziksel CD dağıtımı için anlaşmalı olduğu dağıtım şirketinden aldığım telefon üzerine bu yazıyı yazmak geldi içimden. Son zamanlarda genel CD satışlarının çok düşmesi nedeniyle, dağıtım işini tamamen bırakacaklarını bildirdiler. Depolamak ve depoya para ödemek onlar için yalnızca bir zarar halini almış. Ne diyebilirim ki? Kim zarar etmek ister?

Önce üzüldüm. Ancak uzun sürmedi doğrusu üzüntüm. Müziğin dinleyicilere ulaştırılma biçimleri çok değişti kısa sürede. Yeni nesil epeydir bilgisayar ve akıllı telefonlar üzerinden ve dijital müzik platformlarından müzik dinliyor. Yalnızca yeni nesille sınırlamak da doğru değil. Benim bile müzik dinleme yollarım çok çeşitlendi. Çalışma masamdaki bilgisayarım üzerinden her daim, dijital platformlardan müzik dinler oldum. Çalışmalarını yakından takip ettiğim Smithsonian Vakfının yöneticilerinden biriyle İstanbul'da yaptığımız görüşmede artık CD basmamaya karar verdiklerini öğrendim. Tüm arşivlerini Spotify'a açmışlar.

Eskiden albümler yayınlandıktan hemen sonra ücretsiz ve korsan müzik indirme seçenekleri beliriverirdi. Sanatçılar, yapımcılar online dinlemelerden kazanç elde edemezlerdi. İşler değişti artık ve “streaming” kazanç getiriyor. Peki bu ne demek? Daha çok dijital yayın demek. Albümleri basmak için yapılan masrafların ortadan kalkması demek. Doğrusu, bir yapımcı olarak albüm yayınlamanın ne kadar külfetli, masraflı bir iş olduğunu çok iyi biliyorum. Verdiğiniz onca emek ve yaptığınız masraflardan sonra alıcı bulamayan değersiz “şeylere dönüşmeleri ise insanı çok üzüyor. Sırf bu yüzden, aslında, omuzlarımdan bir yük kalktığını hissediyorum. İnsanlar CD satın almak istemiyorlarsa, biz niye masraf edelim ki?

Peki CD, kaset, plak almak isteyenler yok mu? Elbette var. Oranladığımızda azınlıkta kalsalar bile benim gibi pek çok insan var. Her daim kitap almak isteyen insanların var olacağı gerçeğiyle aynı gerçek bu.

Burada bir anımı da yazmak istiyorum. İtalya'nın Bolonya şehrindeki Bolonya Modern Sanatlar Müzesinin dükkanını dolaşıyordum (Çok severim müze dükkanlarını). Objelere bakarken bir kaset dikkatimi çekti. Görevli hanıma dedim ki, bu bir kaset. Soru sorar gibi, burada ne işi var bunun der gibi bir tavırla sordum. Sonra da, artık kasetler basılmıyor sanıyordum diye ekledim. Görevli hanımın cevabı, kasetler geri döndü, oldu. Biraz muhabbet ettik. Anladım ki, plaklar gibi kasetler de geri dönmüş. Bu kaset Bolonya'lı bir DJ tarafından çıkarılmış. Modern seslerle geleneksel İtalyan müziğini birleştirip yaptığı füzyonla ünlenen bir DJ imiş. Kaseti satın aldım. Günün ilerleyen saatlerinde ise bildiğim bir müzik mağazasının vitrininde bir kaset çalar gördüm. Müze görevlisi hanımı doğrularcasına vitrinde gümüş renkli pırıl pırıl bir kaset çalar bana, evet doğru, biz geri döndük, dercesine bakıyordu. Kaset oldukça pahalıydı. Kaset çalar ise çok çok daha pahalı. Evdeki kaset çaları tamir ettirmek gerektiğini düşündüm o an ve İstanbul'a döner dönmez ilk işim analog müzik setimizin kaset çalarımızı tamir ettirmek oldu. Tüm kasetler de müzik köşesinde yerlerini aldılar. Hatta, bir kaç gün sonra, Akaretler yokuşunda sokakta kitap vs satan bir satıcıdan da birkaç eski kaset aldım. Muhtemelen kasetlerin geri döndüğünü bilmeyen adamcağız kasetleri 5 tl'den satıyordu. Eski olsalar da, hiç biri bozuk çıkmadı.

Bunları neden anlatıyorum? Nereye varmaya çalışıyorum? Ne olacak, söyleyeyim: Arık insanlar daha çok dijital platformlardan müzik dinleyecekler. Çünkü bu platformların bizlere sunduğu muazzam müzik kaynaklarına başka yollardan ulaşmanın imkanı yok. Elinizin altında bir müzik deryası ve aradığınız hemen her türde müziğe bu platformlardan ulaşıyorsunuz. Her zaman teknolojinin bizlere sağladığı olumlu tarafları kullanmayı seven ve yücelten biri olarak bunun bir devrim, insanlara özgürlük sağlayan bir imkan olduğunu düşünüyor ve hakkını vererek kullanıyorum. Öte yandan, radyom, pikabım, kaset çalarım, CD çalarım hanemin baş köşesinde başka türlü müzik dinlemek için hep var olacak. Kitapların var olacağı gibi. Daha yüksek fiyatlara satın alabileceğiz onları. Varsın öyle olsun. Çünkü sınırlı sayıda, onları gerçekten isteyen dinleyiciler, sanat severler için basılacak. Az sayıda basılan her şeyin maliyeti daha yüksektir.

2017 – 2018 benim için oldukça üretken bir yıldı. Kısıtlı imkanlarla 5 adet albüm yayınladım. Bunlardan yalnızca 1 tanesi fiziksel CD olarak basıldı ve eminim çok az kişi satın aldı. Diğerleri yalnızca dijital olarak yayınlandı.

CD olarak albümlerimizi edinmeyi düşünen müzik severler için artık doğrudan satış yapacağız.

Bu da bir özgürlük aslında. Bizim amacımız müzik yapmak ve yaptığımız müziği insanlara ulaştırmak. Müzik hep var olacak. Müzisyenler de. Onların insanlara ulaşma biçimleri ise giderek çeşitlenecek, değişecek. Yapmamız gereken değişime ayak uydurmak.

Müziksiz kalmayın.

Featured Posts
Recent Posts
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic

WHAT PEOPLE SAY

“Mircan Kaya is freed by her day job as an engineer to pursue her music with a singular vision. Her voice ranges from etheral to dutsy, through pain and joy, always true to some deep and wise river of sound that flows through her to our ears. INSULA may be the deepest yet.” 

 

Atesh Sonneborne, Smithsonian Institution