Ninniler Bebeklere mi Yoksa Annelere mi İyi Geliyor?


Bebeklerimize, çocuklarımıza sevgimizi, şefkatimizi aşılamanın en güzel yolu onları kucaklayıp yatıştırıcı melodiler mırıldanmaktır elbette. Bugüne kadar yapılan tüm çalışmalar, araştırmalar, sevgiyle, şefkatle, ilgiyle büyütülen çocukların çok daha sağlıklı bireyler olarak yetiştiklerini gösteriyor. Bebeklik ve ilk çocukluk yıllarında gerekli sıcaklığı, ilgiyi, sevgiyi ebeveynlerinden, özellikle de annelerinden alabilmiş olan kişiler, ileri yıllarda hayatla, sorunlarıyla, her türlü dertle daha kolay başa çıkabiliyorlar.

Coğrafyaların, ezgiler üzerinde nasıl farklılıklar yarattıklarını bilmek ve görmek bana hep ilginç gelmiştir. Belli coğrafyalarda, annelerin bebeklerine ne kadar hüzünlü ninniler söylediklerini biliriz.

Anadolu ninnileri böyledir, hüzünlüdür. İspanyol ninnileri de öyle. Kuzey Avrupa ülkelerinde ninnilerin sözleri ve melodik yapılarıyla daha yatıştırıcı olduğunu hissederiz. Ermenice’de anne adeta geçmişi, tarihi bebeğe daha beşikten anlatmaya çalışan hüzünlü ninnisiyle kendi duygularını, melankolisini bebeğine aktarır. Ünlü şair Frederico Garcia Lorca ninniler üzerine yaptığı çalışmada bu konuyu çok güzel anlatıyor: “Geçmiş, bütün tatlı şeylerde olduğu gibi, melodilerde kendine sığınak bulur, tarihlerden ve gerçek olaylardan bağımsız olarak sürekli ışığına kavuşur. Sevgi ve ülkenin esintisi ezgilerde veya helvanın zangin muhteviyatında olduğu gibi uyanır; taşlarda, çanlarda, yerel karakterlerde ve hatta dillerde olmadığı bir şekilde ölü devirlerin nefesini taşır – Frederico Garcia Lorca ”

Her ninnide anne, kendisinin çok ötesinden, uzaklardan bir şeyler sunar bebeğine. Dünya'ya ilk adımlarını atarken bebek, müzikle, şiirle, içinde bulunduğu coğrafyanın duygusal mirasıyla tanışır. Fakat sevgiyle, şefkatle... Bu şekilde, genetik, duygusal ve entelektüel mirası devralır.

Kişisel düşüncem odur ki, tüm Dünya'yı saran etnik ayrımcılığa ve şiddete karşı bebeklere, çocuklara coğrafyaları, sınırları aşan farklı dillerde ninniler dinletmek barışcıl yeni nesillerin yetişmesi ve dünyada uzun vadeli barışın sağlanması için için çok önemlidir.

Barış, hoşgörü ve farklı olana saygının tohumları ilk bebeklik yıllarında ekilmelidir. Müziğin insanlar üzerindeki doğrudan etkisi bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Bir müzik eserini, bir melodiyi hissetmek için sözlerini anlamaya çoğu zaman gerek yoktur. Bu da müziğin evrensel yapısını ortaya koyuyor. Farklı dillerde ninniler ve çocuk şarkılarının çocuklara erken dönemlerden başlayarak dinletilmesi evrensel sevginin aşılanması bakımından faydalıdır.

Featured Posts
Recent Posts
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic

WHAT PEOPLE SAY

“Mircan Kaya is freed by her day job as an engineer to pursue her music with a singular vision. Her voice ranges from etheral to dutsy, through pain and joy, always true to some deep and wise river of sound that flows through her to our ears. INSULA may be the deepest yet.” 

 

Atesh Sonneborne, Smithsonian Institution